skip to Main Content

D-Köy'ün Çevresi

Filozoflar, büyük mimarlar, Hipodomus, Phytios ve Ayasofya’nın mimarı İsodoros, 7 Bilgelerden biri kabul edilen hukukçu Bias, D-köy’ün mitolojik dağı Mikale’nin büyülü çevresinde bu coğrafyada yetiştiler. Onların öykülerini dinleyecek ve bu büyük coğrafyanın tarihini D-köy ve çevresinde yaşayacaksınız.

D-Köy uygarlıklara kültür mirasına sahip çıkan bir projedir. Bu köy yaşam değerleri ve doğasıyla bize zengin bir kentsel doku önemli mitolojik tarihiyle yeni bir yaşam değeri sunar.

Köy meydanında dinleti, atölyede belgesel izlenimi, kültürel sohbetler, eşsiz doğanın ve kuşların fotoğraflarını çekmek, sanat dallarıyla ilgili workshoplar, zeytinlikte kahvaltı,  Karina’da balık ve birçok etkinlik misafirlerimizi beklemektedir.

Yaz, kış farklı güzellikler sunan D-Köy’de bir hayat başlıyor. Doğa’ya dokunulan, milli parkta yüzlerce kuşun seyredildiği, Karina’da balıklarla oynadığımız, kimselerin bilmediği, kıskanılacak kadar güzel bir coğrafya’ da sanatçıların yaz atölyelerinde ürettikleri eserlerin sergilerini açıyoruz, köyde tasarım ve organik pazara gidiyoruz, isterseniz Karina’dan teknelerle mavi tura çıkıyor, yüzme mesafesindeki Samos’u, karşı kıyılardaki adaları geziyor Ege hikayelerini dinliyoruz.

IMG_7807

Karina Marina

Karina DilBurnu’nun eski marinasıdır. Rumca Karina; Marina demektir. Mübadele öncesi balıkçılar adalara İtalyan’lara İngiliz’lere buradan balık satarlardı. Buradaki balıklar lezzetleriyle ünlüdür. Günümüzde balık üretimi Karina ve çevresinde devam etmektedir. Dilgölü Anadolu’nun en büyük doğal balık dalyanıdır. Sazan, tatlısu balıkları, kefaller ve bilinen diğer birçok deniz balıklarını barındırır.  Bunun dışında delta ve çevresinde 208 çeşit balık bulunmaktadır. Her yıl onlarca kuş gözlemcisi bölgede inceleme yapmakta, küçük Karinada tekneler kalabilmektedir.

Priene

İlk olarak M.Ö.10.yy’da Milet körfezi kıyısında kurulan Priene kenti Menderes nehrinin taşıdığı alüvyon ile doldurulunca bugün ki kalıntıların bulunduğu Mikale dağının güney yamaçlarına taşınmıştır. Günümüzde antik kentin kalıntıları köyün yanı başındadır.

Priene kenti, Miletos’lu ünlü mimar Hippodamos’un planına göre kurulmuştur. Bugün bile büyük bir kısmının ayakta durduğu, dönem kültürünün yapıtlarının izlenebileceği önemli antik kentlerden biridir.

PrieneMykale
L1000882

Miletos

Ege’nin en zengin kentlerinden doğa filozoflarının doğduğu bu kent bir zamanlar denizlerle çevrili bir yarımada, bir antik liman şehriydi. Zamanla Büyük Menderes nehri tarafından alüvyonlarla dolmuş, bugün denizden 10km içeride kalmıştır. Hala ayakta olan tiyatrosu, Bizans döneminde üzerine yapılan kalesiyle de limanı koruma görevi de üstlenmiştir. Liman ve agorası, stoalar, hamamlar, meclis binası, çeşme ve yapıların bir kısmı hala ayakta durmaktadır. Günümüzdeki kalıntıların çoğu Roma dönemine aittir.

Miletos filozoflar ekolüyle de klasik çağın tabiat alimlerini yetiştirmiş; Thales, Anaksimendros ve Hekataios, mimar Hippodamos şehrin büyük filozoflarıydı.

11.yy sonlarında şehir Selçuklu Menteşoğullarının eline geçmiştir. Menteşoğlu İlyas bey Miletos’ta bir cami, medrese ve külliye yaptırmıştır.

Miletos Müzesi

Köyün yanındaki Miletos antik kenti içinde yer alan “Milet Müzesi” 1973 yılında açılmıştır.

Genellikle Milet kazılarında bulunmuş arkeolojik eserler sergilenmektedir. Müzede ayrıca Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı çağlarına ait eserleri de görebilirsiniz.

miletos
_MG_0556

Doğal Hayatı Koruma Milli Park Müzesi

Köyde eskiden hastane, daha sonra okul olarak kullanılan Milli Park Müzesi civardaki yaşayan kuşların ve hayvanların sergilendiği müze milli park tanıtım merkezi olarak kullanılmaktadır.

Emel Aksoy Osmanlı Kıyafetleri Müzesi

Osmanlı bir ailenin köyde oturan torunu Emel Aksoy’un, ailesinden kalan ve topladığı koleksiyonundan kurulan bir giysi müzesidir. Emel Aksoy Müze Evi, hiç bir destek almadan, insanların rengerank tarihteki Anadolu giysilerini, Osmanlı’nın yaşam kültürünü bu köydeki mütevazi evde yaşatmayı arzulamaktadır. Anadolu topraklarının giysileri; renkleri, dokuları, göynekler, başlıklar, üçetekler, cepkenler, nadide oyaların bir araya geldiği müze evi köy’ün taş yollarından geçerken karşınıza çıkıyor.

IMG_1506
bitkiler3

Mikale'nin Çiçekleri

Mikale Dağının eteklerinde köyün endemik bitkileri, yemişlerini, tabiatı tanımak hiç bir aşka benzemez. Köyün mitolojideki denize sınır kenti Tebai’dir. Bugün şifalı bitkiler, ağaçlar ve yemişlerle örtülü bir doğal katmanın altındadır. Domatia’da bu antik kentin uzantısıdır.

Bir an için gözünüzü kapayın, böyle bir yer var mı diye düşünün. Kendinizi limon ağaç­larının, zeytin ağaçlarının, zakkumların rengarenk çiçekler arasında ki bir yoldan geçin. Zambaklar, süt­leğenler, nunu, çan çiçeklerinin, nergislerin cennete çevirdiği, otların aromalarının birbirine karışır rüyadan uyanırsınız.

Mikale Dağı biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların en güzel ve en bol olduğu coğrafyalardan birisidir. Mitolojiden bugüne bir yaşam alanı olması bir rastlandı değildir.

Dilek yarımadasında 804 bitki türü tespit edilmiştir. Dağın çevresinde ki felsefeciler bölgedeki dikenleri, yabani enginarları, arapsaçlarını topladıkları yazılı kaynaklarda anlatılır.

Bu köy ve çevresi bitki çeşitliliği açısından bir canlı müze özelliğini gösterir.

Back To Top